Kendi blogunu oluştur ;)

hey hat...!

G ü L ü m s e...

Eylül 2007 tarihli yazilar Eylül 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Hepsi - Aşk Sakızı

 Seni sildim telefon defterimden
Adının üstünü hep karaladım
Yüzünü görmekten çok sıkıldım
Nereye gitsem peşimdesin sen

Üf üf sıktın artık
Sabrımı taşırdın artık

Sakız gibi yapıştın da
 


tadını kaçırdın

Üf yeter üf üf yeter

Yoksa sen

aşk sakızı mısın

Ayrıldık sana anlatamadım
Kaçtım kaçtım kurtulamadım
Bir türlü silemedim aklımdan

 bıktırdın

 

 

 

Sırat Köprüsü

Sırat Koprusu 

Bu kadar geniş ve geçmesi kolay olmayacagı kesin

ama bu koprunun sırat koprusune benzerligi cennet gibi bir yere gitmesi...

Zaman

Zaman akıp gidiyor dur demek olmaz
Sarılıp da geçmişle avunmak olmaz
Ne sen kalırsın ne de ben bu dünyada
Umudun kaybedip pes etmek olmaz

Kıraç

 

Sen Belki de..

hgyed2tq8 

Sen, belkide bu mektubu sana yazdığımı hiç bilmeden okuyacaksın.
Ben, senin bunu okurken parmağınla yanağına dokunduğunu, gözlerini hafifçe kıstığını, saçlarını ardına attığını görmeyeceğim.

Elimin uzanamadığı yerlere kelimelerimle sokulmaya çalışmamın, kırılgan harflerden kurulmuş görünmez bir köprüden sana doğru yürüken düşmekten böylesine kokrmamın, sana tek bir bakışla anlatabileceğime inandığım ve birçoğunun belki bir ismi bile olmayan birçok duygunun herbirine isimler bulmaya uğraşmamın beni nasıl yaralayıp yorduğunu bilmeyeceksin.

İleride bir gün bana çok karmaşık ve anlaşılmaz görünecek olsalar da, şu anda bana, kendime saplamak için elimde tuttuğum çelik bir bıçak gibi sade ve içmeye hazırlandığım zehirli bir su gibi berrak görünen duygularımın, keskin ve yakıcı tadını onların üstünü örten sözcüklerin altından çıkarıp çıkarmamakta duyduğum kararsızlığı da herhalde sana hiç anlatamayacağım.
Halbuki bütün korkunçluğu sadeliğinde gizli olan duygularım o kadar açık ki..

Yorulduğumda, bıktığımda, yenilginin tam kıyısında durduğumu hissettiğimde, beni sadece bana dokunarak iyileştirebileceğini biliyorum.

Yalnızım..

Kendimi yalnız hissediyorum ki, bu yalnızlıktan da kötü..

Benim yalnızlığımı ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu anlayacak senden başka kimsem yok.

Ve sen de yoksun..
Belkide hiç olmayacaksın..

Sözcüklerden oluşturmaya uğraştığım bir köprüden sana ulaşmaya çalışacağım.

Ve biliyor musun, sen bütün bunları okurken, ben yazdıklarımı şakacı gülüşlerimle reddedeceğim.

Beni birgün görürsen, gördüğünün bu satırları yazan kişi olduğuna inanmayacaksın.

Duyduğum aşkı, özlemi ve bunları duymaktan duyduğum korkuyu güvenli bir duruşun ardına saklayacağım.

Yüzümde satırlardan bir iz aradığında, onlar orada olmayacak.

Sana nasıl yalvardığımı hiç işitmeyeceksin, sıradan bir ''nasılsın'' sözcüğü saklayacak o yalvarışı.

Ama bütün bunlar, bu sahte kibir, bu şakacı gülüş, bu sıradan ''nasılsın'' sözü, bu güvenli duruş, içimdeki sesi dindirmeyecek.

Bütün bunlara hiç aldırmadan bana sarılmanı bekleyeceğim. Bazen benden annenden korktuğun gibi korktuğunu, bazen beni çocuğunu okşar gibi okşadığını görmek isteyeceğim.

Aralarında dolaştığım kalabalıklar içinde benim yalnızlığımı gören ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu sezen bir tek sen varsın.

O kadar sadeki duygularım..

Kırılgan bir köprüden sana doğru yürüyorum.

Sana ulaşamazsam, sesim ve kelimelerim sana değmezse ve sen bana bir daha dokunmazsan, işte o zaman korkarım sonsuz ve sensiz bir boşluğa yapayalnız düşeceğim.

Beni tut, beni herşeye rağmen tut!..

Ahmet Altan

Sezen Aksu - Sarı Odalar

63128929yy6 

Ben senin hayatından gittim oğlum
Hadi yerime koy birini koyabilirsen
Ben senin hayatından gittim oğlum
Hadi dur o sarı odalarda durabilirsen

Ben sen sen diye bittim oğlum
Hadi bakalım unut unutabilirsen
Ben seni yudum yudum içtim oğlum
Hadi ol eskisi gibi olabilirsen

Uzak benden aşk uzak artık
Kanun mudur bu yasaklık
İnan içimde yok fesatlık
Alırım başımı giderim efeler gibi hey
Efeler gibi hey


 

GS: Hayat çikolata

Hayatınızadaki canlılar hariç herşey çikolatalarla kapansaydı sizce nasıl olurdu????
tuana

sanırım ,çikolata bu kadar sevilmezdi..

Affet Beni Yüreğim..

1 

Affet beni yüreğim...
Açtırdım kapılarını seni sevmeyene,derinlerdeki güzellikleri
görmeyene...Sevgisizliklerine hapsettim seni...

Affet beni gözlerim...
Sana bakmayan gözlerin esiri etti.Gülerken saçtığın ışığını zindana
çevirdim...

Affet beni dizlerim...
Gelmez yarin yolunda beklettim.Ayakta durmaya dermansız ettim.

Affet beni sözlerim...
Her acı sözü yutup;hep tatlı sözler söylettim.Zehir sözlere sevgi sözlerimi
ziyan ettim...

Affet beni kollarım...
Seni sarmayan kollara her daim açık beklettim.
Gelmeyince zalim yar,sevdalara seni açmamaya yeminler ettim...

Affet beni gülüşlerim...Yalancı gülmelere kanıp gönülden gülmelerimle
karşılık verdirdim.Yüreğimi ağlattılar sen yine de gülmeye devam ettin...

Affet beni ellerim...
Uzanmaz elleri tutmanı,hiç bırakmamanı senden bekledim.Bomboş kalınca üşüdün
soğukluğun yüreğime işlettin...

Affet beni Yarabbim...
Verdiğin bu canın hakkını veremedim...
Yüreğimi bir kulun yaralamasına,gözlerimi ağlatmasına,Kollarımı bağlatmasına
izin verdim...
Affet beni yarabbim O'nu çok sevdim....


Doğru zamanlarda yanlış insanlara,yanlış zamanlarda doğru insanlara mahkum
oldu bu yürek...
Belki doğruyu görmeye yetmedi gözlerim.Belki de yanlışı silmeye yüreğim...



Asiyan

Sen benden ötede..

Sen benden ötede, ben senden uzakta...
ne kadar çok “vardık” oysa ne kadar çok kaybolurken bile...
Neden geçmişin muhasebesini yapmaya başlamıştık bilmiyorum.
Bana bir kere susma hakkı verseydin, sana neler söylemeyecektim!

Oysa sen hep payına susmaları aldın, bana ise hep sessizliğin ezeceği vakitlerle savaşmalar kaldı
Evet! susmak birilerini hep konuşmaya mahkum etmekti.

Ve en çok konuşan en fazla hata yapandı her zaman. En çok susanın hep haklı kaldığı gibi... Sessizlikten korkan birine sessizlik dayatmak (hem de bir lütuf, bir armağan gibi) işlenen en haklı suçtu.
Sen tüm suskunlukları kimseye bırakmayacak kadar bencil, herkesi suskunluğuna özendirecek kadar cömerttin..

GS: Yalnızlık nasıl birşey?

 Arkadaşlar yalnızlığı tarif edin desem nasıl bir tarif yapardınız?
lostLOWE

karanlık, sessiz ve soğuk...

bi başına..

yanlızlık 

Aşk Her Yerde..

Akşamdan kalma adam, sabah büyük bir baş ağrısı ile uyanmış, zorlukla gözlerini açıp yerinden doğrularak şöyle bir etrafına bakınmıştı. Komodinin üstünde bir bardak su ve iki aspirin duruyordu. Yatağın ayakucundaki sandalyede de elbiseleri temiz ve ütülenmişti. Aspirinleri içerken karısının bıraktığı not dikkatini çekti;

"Sevgilim günaydın. Kahvaltın mutfakta. Ben alışverişe çıkıyorum, erken dönerim. Seni seviyorum."


Kalkıp giyindikten sonra, kahvaltı için mutfağa gittiğinde oğlunu kahvaltı ederken görmüştü adam. Masada da kendi servisi ve gazeteleri duruyordu. Kahvaltısını yaparken oğluna sordu; "Evlat dün gece ne oldu, biliyor musun ?" Oğlu cevapladı; "Evet baba, dün gece saat 3'ü geçiyordu sarhoş olarak eve geldiğinde. Önce koridordaki sandalyeyi devirdin, ardından kustun, daha sonra da odanın kapısına kafanı çarptın ve bir gözün morardı."


Adam şaşırmış bir vaziyette; "Anlamadım, o zaman neden herşey temiz, kahvaltım hazır ve gazetem alınmış ?" Oğlu cevapladı; "Onu mu soruyorsun, annem seni sürükleyerek yatak odasına götürüp pantolonunu çıkarmaya çalıştığında ona, "Bayan beni yalnız bırakın, ben evli bir adamım" dedin.