Kendi blogunu oluştur ;)

hey hat...!

G ü L ü m s e...

Mart 2008 tarihli yazilar Mart 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Gel... Teşhis Et Beni...

Bir camın kırılışına verdim zerreciklerimi…
Birde hayaline sarılıp ,savruldum uzak coğrafyalara…
sessizliğin ve yalnızlığın ucundayım…
ne yana gitsem,milleri uzatıyorum kendimle…
Geceden kalma sorularla, günaydınsız bir sabaha uyanıyorum ..
Demir meridyenlerle çizilmiş penceremden,
rastgele bir ışık sızıyor odama…Arsız bir sevincin izdüşümü..
Kırık hıçkırıklarla kurşunlanmış uykumu, asıp ranzama.geçiyorum aynanın karşısına..kavruk bir yüze bakıyorum
Ne çok olmuş aynalara küseli…


Soğuk ve sessiz taş parçalarının arasında ,
öğrenmediğim acılar biriktiriyorum yaşama dair…
sevinci hırpalanmış çocuk gibi,
kapı arkalarında söyleniyorum kırılganlıklarımı…
Dar bir odada dönüyorum şimdi…
sinirlerim ne kadar yoklasada ihanetin sınırlarını…
zulamda hala tebessüm tozu var…

“GÜL DESEN GÜLECEKTİM OYSA”…



Esaretin zincirleriyle bağlanmış cesaretimi sürüklüyorum, gittiğim yerlere..
zincirin şıkırtılı sesi hep aynı acıyan yerime vuruyor…
gecenin yarısında ,nakaratı sende kalmış bir ezgiyle düşüyorum yola…
damağımda son sözlerinin kavurgan tadı
ve yüreğimde derin bir burkulmayla,
mahçup uyuyan sularda akıyorum…
göğsümde çoğalan susuşlar biriktiriyorum…

Suç benim…
Birlikte içtiğimiz sigaraların dumanında boğuldum…
Artık her sigara yakışım ,sol göğsümde gıcırdayan
berbat bir öksürük nöbetine dönüşüyor…
Anladım…
Öksürmekle sökülmeyeceksin ciğerimden…
Bir sigara daha yakıyorum ,yanımda yatan ruhumu zehirleyerek…
Dudağımdan çıkardığım duman halkalarına asıyorum,
dönüş yollarımın darboğazlarını…
Boğazlanıyorum günbe gün ,yorgun düşmüş ,
sana yenilen benliğimle
Karantinaya alınmış Gülüşlerimi saklı-yorum,
kırık-dökük bir yaşamın zındanlarında…

“OYSA GÜL DESEN,GÜLECEKTİM”

Seni alıp götüren bir fırtınanın ertesiyim…içimde sağır bir zaman…
Kör bir gece ,sedef’ten gölgeler döküyor avuçlarıma…
Alaca kanatlı atlılar ,ellerinde simsiyah güllerle geliyor ,
yalnızlık merasimime..

Sen yoksun başucumda..
Sıla ‘ya giden yollarım tutuk…bekleyen yok ,dönüş günümün coşkusunu…
O halde ben neyi bekliyorum öksüz çocuk gibi…
seni getirmez ,İstanbul lodosları…

Zaten zındandayım ya !
Kilitledim kendimi sensizliğin zındanına…
Mazgallarından bakıyorum şehrin meydanına..
Meydanda bir darağacı…
Asmışlar darağacına özgürlüğümdeki “ben”i…
Tutsaklığım ölmüyor …nerdesin ?…

Cesedim kendini intihar’a vurmuş Yunus şimdi…
Gel teşhis et beni…
Bak …aşkıma şahit ol…

Aşk

´aşk uyudu ranzalarda
düşler eskidi gitti
ıslığıma gömüyorum
kalbimdeki sözleri...´

Hey Hat!

    ''..o şehre davrandığın gibi davran bana da
    o şehre gittiğin gibi bana da git uçarak
    bana da in, bana da kon ve el salla geride
    bıraktığına: elveda benim küçük adamım!
    ufacıktan bir şehri nasıl adam ettinse,
    sevdinse adam gibi, beni de o şehir gibi
    sev! korkma sakın, adam etmez aşk beni,
    geç benden, benim de köprülerim var,
    aşkı seyret oradan, dalgın günüm geçiyor,
    benim de gecelerim var, danset, eteklerin
    fırdönsün, sen bana dön, bana eşlik et,
    benim de sabahlarım var, uyanmaya ne saat,
    ne telefon, ne kapı: bisikletin zilini
    dizlerini kanatan bir deli kız çalsın yeter ki!
    benim de parklarım var, uzanıver salkımsaçak
    üstüme, dalımdan tut, benim de yapraklarım var
    güneşli gövdene müjde eli kulağında bahar,
    benim de şiirlerim var, aşk konulu, senin
    o şehri sevmene benziyor, seni sevmeye
    benziyor adamakıllı serserin olana kadar

    bir şehri kıskanıyorum, benim böyle neyim var?''

    Haydar ErgüLen

Tarkan / İstanbul Ağlıyor

 İstanbul ağlıyor
Yastayım sevgilim

2 

 Bıraktığın gibiyim
Çıkmaz sokaklarında kayıp
Derbeder haldeyim

3 

 Yokluğun ölümden beter
Buz tuttu yüreğim 

55 

Yağmur ol da bul beni
Geceleri rüyalarıma gir
Öpüp okşa, sev beni

Sen gideli bu şehirden
Ötmez oldu bülbüller
Doğmadı güneşim batalı
Açmaz oldu güller

dsf 

Dinmedi fırtınam içimde
Başucumdaki resmin
Duruyor aynı yerinde