10 Haziran 2008
04:15 |
qripiN |
0 yorum
| etiket:
" Ölüm
Sen en güzelsin bu saatlerde
Büyütmüş yetiştirmişsin beni
Söyler miyim hiç sana hayran olmasam.
Bugün de ince, bugün de kırıldı kırılacak
Bugün de
Tam nerede kalmışsam. "
Edip Cansever
10 Haziran 2008
04:14 |
qripiN |
0 yorum
| etiket:
'...
sevincin yüzü güler ya, umudun çiçeği açar
ben de gözlerimi şafağa açarım
sevginin pınarında yıkayıp saçlarımı
sana öyle gelirim.
kuşlar uykudayken daha, rüzgârlar uykudayken
uyanırım sessizce
düşer yola yine sana gelirim
sana o zaman gelirim işte;
unutmak için herşeyi
öğrenmek için yenibaştan!
'
10 Haziran 2008
04:12 |
qripiN |
0 yorum
| etiket:
belki hep sussam
kaybolur sonsuz hüznüm
dünün benden çaldıklarını
belki verir öbür gün.
10 Haziran 2008
04:11 |
qripiN |
0 yorum
| etiket:
Özledim seni...
Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
beynimi uyuşturuyor özlemin...
Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zaman içimi
nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
C.Yücel
10 Haziran 2008
04:09 |
qripiN |
0 yorum
| etiket:
sen beni sevmekten gidince
ben bana borçlu kaldım.
ya sen bana fazla geldin
ya ben sana az kaldım .
gitme bir adım öteye gülüm , bir adımda gurbet olur
gitme bir nefes öteye gülüm ,her nefes hasret olur .
aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
el tutmak yol açıyor diye
hesapsız susmalara
kaldırdık tüm tutuşmaları
yasak , kelime oyunu yapmak
yalan söylemek
mecburi ve serbest ayyuka çıkmak
artık yağmur sonraları toprak kokmak yok !
tomurcuklanmak günah
ve bir insan gözü yüzünden yüz gün art arda uyumamak
kimse ölmesin diye..
kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak
güneşi
ayı
ve hatta hiç bir tabiat olayı
şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya ..
ne deniyorsa onu atacak kalp
..ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın
sen sesini alıp gidince
ben burda dilsiz kaldım .
ya sen bana fazla geldin ,
ya ben sana az kaldım .
Ebru Gündeş & Yılmaz Erdoğan
10 Haziran 2008
04:08 |
qripiN |
0 yorum
| etiket:
Düş içimin boşluklarına düş... bu kez, bir "sus" düşecek payın.
Ve.. İlk Kez Sen! Olmayı Deneyeceğim,
acıttığım yerden acıya acı sürülen, tenezzülsüz adına.
Hadi içimin boşluklarına düş, Ben sana değmem..
10 Haziran 2008
04:02 |
qripiN |
0 yorum
| etiket:
aşk bize sıla
..aşk bize gurbet
aşk..
a..
yasaklı...
Bir camın kırılışına verdim zerreciklerimi…
Birde hayaline sarılıp ,savruldum uzak coğrafyalara…
sessizliğin ve yalnızlığın ucundayım…
ne yana gitsem,milleri uzatıyorum kendimle…
Geceden kalma sorularla, günaydınsız bir sabaha uyanıyorum ..
Demir meridyenlerle çizilmiş penceremden,
rastgele bir ışık sızıyor odama…Arsız bir sevincin izdüşümü..
Kırık hıçkırıklarla kurşunlanmış uykumu, asıp ranzama.geçiyorum aynanın karşısına..kavruk bir yüze bakıyorum
Ne çok olmuş aynalara küseli…
Soğuk ve sessiz taş parçalarının arasında ,
öğrenmediğim acılar biriktiriyorum yaşama dair…
sevinci hırpalanmış çocuk gibi,
kapı arkalarında söyleniyorum kırılganlıklarımı…
Dar bir odada dönüyorum şimdi…
sinirlerim ne kadar yoklasada ihanetin sınırlarını…
zulamda hala tebessüm tozu var…
“GÜL DESEN GÜLECEKTİM OYSA”…
Esaretin zincirleriyle bağlanmış cesaretimi sürüklüyorum, gittiğim yerlere..
zincirin şıkırtılı sesi hep aynı acıyan yerime vuruyor…
gecenin yarısında ,nakaratı sende kalmış bir ezgiyle düşüyorum yola…
damağımda son sözlerinin kavurgan tadı
ve yüreğimde derin bir burkulmayla,
mahçup uyuyan sularda akıyorum…
göğsümde çoğalan susuşlar biriktiriyorum…
Suç benim…
Birlikte içtiğimiz sigaraların dumanında boğuldum…
Artık her sigara yakışım ,sol göğsümde gıcırdayan
berbat bir öksürük nöbetine dönüşüyor…
Anladım…
Öksürmekle sökülmeyeceksin ciğerimden…
Bir sigara daha yakıyorum ,yanımda yatan ruhumu zehirleyerek…
Dudağımdan çıkardığım duman halkalarına asıyorum,
dönüş yollarımın darboğazlarını…
Boğazlanıyorum günbe gün ,yorgun düşmüş ,
sana yenilen benliğimle
Karantinaya alınmış Gülüşlerimi saklı-yorum,
kırık-dökük bir yaşamın zındanlarında…
“OYSA GÜL DESEN,GÜLECEKTİM”
Seni alıp götüren bir fırtınanın ertesiyim…içimde sağır bir zaman…
Kör bir gece ,sedef’ten gölgeler döküyor avuçlarıma…
Alaca kanatlı atlılar ,ellerinde simsiyah güllerle geliyor ,
yalnızlık merasimime..
Sen yoksun başucumda..
Sıla ‘ya giden yollarım tutuk…bekleyen yok ,dönüş günümün coşkusunu…
O halde ben neyi bekliyorum öksüz çocuk gibi…
seni getirmez ,İstanbul lodosları…
Zaten zındandayım ya !
Kilitledim kendimi sensizliğin zındanına…
Mazgallarından bakıyorum şehrin meydanına..
Meydanda bir darağacı…
Asmışlar darağacına özgürlüğümdeki “ben”i…
Tutsaklığım ölmüyor …nerdesin ?…
Cesedim kendini intihar’a vurmuş Yunus şimdi…
Gel teşhis et beni…
Bak …aşkıma şahit ol…
22 Mart 2008
08:22 |
qripiN |
0 yorum
| etiket:
aşk
,
heyhat
´aşk uyudu ranzalarda
düşler eskidi gitti
ıslığıma gömüyorum
kalbimdeki sözleri...´