Kendi blogunu oluştur ;)

hey hat...!

G ü L ü m s e...

8 tane "duygusal" etiketli yazı bulundu "duygusal" tagli diger ogeler resimler , videolar

Ne kötüdür..

174qp3bx3nb8 

 

Ne kötüdür

insanın aklı ile yüreğinin arasında kalması...
Ne kötüdür

insanın an kadar yakın Bir asır kadar uzak olması...
Ne kötüdür bilirmisin

insanın bildiğini anlatamaması...
Ben deyip susması

sen deyip ağlamaklı olması...

Sema - Gözlerin Hala Benim mi

söyLesene nasıL bitti..
nasıL bitebiLdik biz..
ßöyLesine içimdeyken sen
nasıL eksiLdin benden..
söyLesene..
 akılma her geldiğinde

 
  

hep_akLımdasın.. unutamam ki..

nemLi gözLerim...

Ya senLe ya...

kayıp düşLer   

yokLuğunun sancıLarında kıvranırken gönLüm

yanLızLığa yemin içtim..

Ya senLe ya hiç..

 

 

~~Sensiz KaLma İhtimaLi~~

varLığınLa yokLuğun arasında kaLmayacağım artıK! 

Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık,

....sadece olmayacaksın.

Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda.

Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra.

İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim.

Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını.

Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin,

susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?

Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli,

unutmalı...

Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim.

Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık,

yeniden sevmenin,

sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için.

Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına.

Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı,

bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım...

Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim.

Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim.

Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım,

sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için.

Zira yoksun....

 Sanki benim hiç senim olmamış,

sanki bizi hiç yaşamamışız,

sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi.

Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti,

Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,


SANKİ BENİM HİÇ SENİM OLMAMIŞ GİBİ...

ALıntıdır

Kısa ßir Öyküdür Hayat

Kısa ßir Öyküdür Hayat  

”Kısa bir öyküdür hayat; uğruna upuzun acılar çektiğimiz, kısa bir türküdür ,

bir kez daha dinlemek için delirdiğimiz!” der ünlü bir şair.

Bu kadar güzel tanımlanır ”hayat”dediğimiz sınav.

Bazen bilmiyorum nasıl yaşamam gerektiğini…

Nasıl yaşamalıyım?

Nasıl davran malıyım?

Herkesi sevmeli miyim?

Sevebilir miyim?

Günlük mü yaşamalıyım?

Yoksa geleceğe yatırım mı yapmalıyım?

Ne zaman ve nasıl öleceğimi bilmediğim bu evrende. ”Eskiden gençsin , önünde uzun yıllar var ” derdi büyükler. Şimdi görüyorum; yaşa, başa bakmaz oldu ölümler.

Yaşı küçüldü ölümlerin.

Ne zaman genç birinin öldüğünü duysam ya da okusam; ”Aysun; boşuna üzülüyorsun, sinirleniyorsun, herşeyi kafana takıyorsun, para biriktiriyorsun, işte hayat bu kadar kısa , yaşamana bak , gidenler ne götürüyor ki ” diyorum.

Öte yandan da günlük yaşamış, çalışmamış sosyal güvencesi olmayan zavallı insanların çaresizliğini görünce ”Paranı dikkatli harcamalısın, üç beş kenara koymalısın, bunun bir de kötü günü var, bak da ders al” diyorum.

Ama herşeyi çabuk unutuyoruz, yaşam akıp gidiyor avuçlarımızdan.

Hayat sınavların en zoru ve en acımasızı.

En güzeli ”kadere ”inanmak. ”Alah bizleri yaratırken, kaderimizi de çiziyor” diye teselli etmeliyiz kendimizi.

Yoksa bu çelişkilerle geçmez hayat.

İnsanın düşünceleriyle, düşüncelerini eyleme dökmesi zor çoğu zaman.

Hepimiz güzel şeyler söylüyoruz ama iş uygulamaya gelince yolda kalıyoruz.

Oysa meziyet , düşündüğün gibi davranabilmekte.

Düşüncelerimiz gibi özgür değil hayatlarımız.

Oysa yaşamın hakkını vermeli insan, ”Madem bir kez geldik”; sonuna kadar gönlümüzce, düşüncemizce yaşamalıyız.

Sevgilerimle
Aysun Alp

http://blog.milliyet.com.tr/aysunalp

Acı HarikaLar Diyarında

unefilleesaguitarejd9rk9   

Ayakta durmam gerekiyor hayata karşı!
Kahkahalarımı koruyarak!
Oysa kılıcım yok!
Gölgelerin gücü yok!
Masallar bana yazılmamış.
Benim hayatımda saat asla 12′yi vurmaz.
Kurbağalar da beni sevmez zaten, neden prensim olsunlar
Uyumuyorum ki öpülüp uyandırılayım,
Kırmızı başlık taksam kurt bile takılmaz peşime,
Gidecek anneannem de yok ki artık,
Üvey annem bile yok beni şömine önü eziyetlere bırakacak,
Şeker evlerden korktum hep, dişlerim çürüyecek diye
Büyüdüm de kendim okudum masalları raflardan indirerek,
Ayşegül diye bir arkadaşım, süperman diye bir kurtarıcım olmadı hiç,
Sadece şarkılar vardı.
İçinde aşk, acı, umut olan şarkılar.
Dua etmeyi de bilmem aslında,
Aydede de, Noel baba da masallar gibi yalandı,
Ben çocukken bir tek yıldızlar kayardı!
  

Çisel Onat

Ferhat Göçer - İsyan


Sana kırık yaşıyor, herbir bakışım
Yıktığın hayaller, tek can yoldaşım
Seninle hep vardım, seninle kaldım
hıçkırık bağrımda, son aldanışım
Sana buruk dudaklar, her bir gülüşte
Neş'eyle hüzünü perdeleyişte
Seninle hep yandım, seninle soldum
Hüsranlı gönlümde son bulunuşun

Sana seni anlatamam, isyan edersin
Aşkı tekrar istemem, zşyan edersin
Seninle hep yandım, seninle soldum
Bir varlığım yokki, muradım olsun

Söz:Sumru-Ferhat Göçer
Müzik:Ferhat Göçer
 

Sen Vurdun da Ben Ölmedim mi..

sen vurdunda ben ölmedim mi   

Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun…
Bitmez tükenmez engeller koydun
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara…Bu kasvetli akşamlara
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına…
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım…
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım…
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim
Masumdum, çocuklar gibi
Böyle delirmezdim-küfretmezdim…
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı?

Biliyorsun
Bütün acılarına ‘yeşil ışık’ yaktım olmadı
Bütün korkularına’arka çıktım’olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı -yandım olmadı-taptım olmadı
Benden artık pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git…
Ama ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahını daya sırtıma
Titrersem namerdim…
Sen vurdun da ben ölmedim mi ?…

Ahmet Selçuk İLKAN