Kendi blogunu oluştur ;)

hey hat...!

G ü L ü m s e...

7 tane "içimden geldi" etiketli yazı bulundu "içimden geldi" tagli diger ogeler resimler , videolar

Hey Hat!

    ''..o şehre davrandığın gibi davran bana da
    o şehre gittiğin gibi bana da git uçarak
    bana da in, bana da kon ve el salla geride
    bıraktığına: elveda benim küçük adamım!
    ufacıktan bir şehri nasıl adam ettinse,
    sevdinse adam gibi, beni de o şehir gibi
    sev! korkma sakın, adam etmez aşk beni,
    geç benden, benim de köprülerim var,
    aşkı seyret oradan, dalgın günüm geçiyor,
    benim de gecelerim var, danset, eteklerin
    fırdönsün, sen bana dön, bana eşlik et,
    benim de sabahlarım var, uyanmaya ne saat,
    ne telefon, ne kapı: bisikletin zilini
    dizlerini kanatan bir deli kız çalsın yeter ki!
    benim de parklarım var, uzanıver salkımsaçak
    üstüme, dalımdan tut, benim de yapraklarım var
    güneşli gövdene müjde eli kulağında bahar,
    benim de şiirlerim var, aşk konulu, senin
    o şehri sevmene benziyor, seni sevmeye
    benziyor adamakıllı serserin olana kadar

    bir şehri kıskanıyorum, benim böyle neyim var?''

    Haydar ErgüLen

Sustum

Sustum...!
Tuz basıp yaralarıma, ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
Tam acılarımı haykıracaktım ki, sustum...!
Bir çığlık kanıyor demedim en derininde yüreğimin...
İçimdeki volkanları boğarak sustum...!
Açmadım kimselere yüreğimi...!
Hançeri sadece kendime sapladım ve sustum...!
Hüznü yüzümde, acıları gözlerimde topladım sustum...!
Bir ah sürüp dudaklarıma...
Ne kadar susulacaksa, o kadar sustum !!!

alıntıdır

Zaman

Zaman akıp gidiyor dur demek olmaz
Sarılıp da geçmişle avunmak olmaz
Ne sen kalırsın ne de ben bu dünyada
Umudun kaybedip pes etmek olmaz

Kıraç

 

Affet Beni Yüreğim..

1 

Affet beni yüreğim...
Açtırdım kapılarını seni sevmeyene,derinlerdeki güzellikleri
görmeyene...Sevgisizliklerine hapsettim seni...

Affet beni gözlerim...
Sana bakmayan gözlerin esiri etti.Gülerken saçtığın ışığını zindana
çevirdim...

Affet beni dizlerim...
Gelmez yarin yolunda beklettim.Ayakta durmaya dermansız ettim.

Affet beni sözlerim...
Her acı sözü yutup;hep tatlı sözler söylettim.Zehir sözlere sevgi sözlerimi
ziyan ettim...

Affet beni kollarım...
Seni sarmayan kollara her daim açık beklettim.
Gelmeyince zalim yar,sevdalara seni açmamaya yeminler ettim...

Affet beni gülüşlerim...Yalancı gülmelere kanıp gönülden gülmelerimle
karşılık verdirdim.Yüreğimi ağlattılar sen yine de gülmeye devam ettin...

Affet beni ellerim...
Uzanmaz elleri tutmanı,hiç bırakmamanı senden bekledim.Bomboş kalınca üşüdün
soğukluğun yüreğime işlettin...

Affet beni Yarabbim...
Verdiğin bu canın hakkını veremedim...
Yüreğimi bir kulun yaralamasına,gözlerimi ağlatmasına,Kollarımı bağlatmasına
izin verdim...
Affet beni yarabbim O'nu çok sevdim....


Doğru zamanlarda yanlış insanlara,yanlış zamanlarda doğru insanlara mahkum
oldu bu yürek...
Belki doğruyu görmeye yetmedi gözlerim.Belki de yanlışı silmeye yüreğim...



Asiyan

AyrıLık..

ayrılık  

İçimde sana söylemek istediğim binlerce sözle,

Aynadaki bana benzemeyen insana bakıp acıyorum...

Senin dışında binlerce insanla aynı ortamı soluyorum...

Olmayacak insanlara adınla sesleniyorum...

Bazen hiç haketmeyen kişilere,

Sana söylemek istediğim güzel sözcükleri sıralıyorum...

Şimdi bir tesadüf olsa, çıksan karşıma..

Biliyorum içimde sana ait kocaman bir sevdaya rağmen,

Sessizce çeviririm kafamı..

Sahte gülücükler atarım ortaya...

Sen gittiğinden beri yapmaya alıştığım gülüşler gibi...

Zaman geçti, kimi yaralarım kabuk bağladı..

Kimileri sadece karanlığa saklandı...

Ama değişti sevdanın rengide, beklentilerde...

Şimdi bi tesadüf olsa, çıksan karşıma..

Ben yüzümü çevirmesem, gözlerine bakıp kalsam...

Kalırmısın gözlerimde..?

Gözlerine kanabilirmiyim tekrardan..?

Ne kötü değil mi..

Cevabı kendime çok rahat verebilmem...

Ne sen kal diyebilirsin,

ne de ben sevgime rağmen dönebilirim...

Ya senLe ya...

kayıp düşLer   

yokLuğunun sancıLarında kıvranırken gönLüm

yanLızLığa yemin içtim..

Ya senLe ya hiç..

 

 

~~Sensiz KaLma İhtimaLi~~

varLığınLa yokLuğun arasında kaLmayacağım artıK! 

Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık,

....sadece olmayacaksın.

Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda.

Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra.

İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim.

Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını.

Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin,

susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?

Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli,

unutmalı...

Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim.

Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık,

yeniden sevmenin,

sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için.

Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına.

Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı,

bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım...

Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim.

Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim.

Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım,

sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için.

Zira yoksun....

 Sanki benim hiç senim olmamış,

sanki bizi hiç yaşamamışız,

sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi.

Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti,

Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,


SANKİ BENİM HİÇ SENİM OLMAMIŞ GİBİ...

ALıntıdır